Ana Sayfa Fena Video Çocukluğumuzun Ekranlara Hapsolmadığı Zamanlar

Çocukluğumuzun Ekranlara Hapsolmadığı Zamanlar

90’lı yıllarda telefon, bilgisayar, tablet, geniş ekran tv gibi teknolojilerin henüz evlerdeki renkli tüplü televizyonların yerini almadığı zamanlardı. Çocuklar mahalle ve sokak kavramlarına daha bir aşinaydı. Okuldan sonra hava kararana kadar çeşitli oyunlar oynanırdı sokaklarda. En cazip oyunlar da kalabalık takım oyunlarıydı.

Uzun bir bayram tatilinin ardından öğrenciler için daha da uzun bir yaz tatili başlıyor. Yaz okullarında, tatil beldelerinde edinilen yeni arkadaşlarla, memlekette kuzenlerle komşu çocuklarıyla oynamaya devam edildiğine inanmak istiyoruz. Birlikte çalışmayı, birbirini korumayı, paylaşmayı ve kazanmayı eğlenerek öğreten bu oyunları hatırlayalım…

 

Saklambaç: Önüm, arkam, sağım, solum, ebe sobe!

Oyunculardan biri ebe olur, yüzünü koluyla birlikte bir yere yaslayarak saymaya başlar. Bu sırada diğer oyuncular saklanır. Ebe saklanan oyuncuları aramak için yerinden ayrılınca saklananlar ondan önce gidip kaleye sobe yapmaya çalışırlar. Ebe onlardan önce varırsa, kişinin ismini söyleyerek o kişiyi sobelemiş olur. Oyunun en eğlenceli yeri, ebenin bir kişiyi diğer kişi ile karıştırıp sobelemesidir. Bu durumda tüm oyuncular “Çanak Çömlek Patladı!” diye bağırarak yerlerinden çıkar. Ebe yine aynı kişi olur.

Körebe

Oyuncular arasından bir ebe belirlenir ve gözleri bağlanır. Oyuncular ebe ortada kalacak biçimde bir halka oluşturur.
“Türkü söyler döneriz,
Bil bakalım biz kimiz,
Göster bizi körebe”
sözlerini söyleyerek ve el çırparak ebenin çevresinde dönerler. Ebe bu sırada kollarını öne doğru uzatarak dokunduğu oyuncunun başını, yüzünü ve üstünü elleriyle yoklar. Kim olduğunu anlayabilirse adını söyler. Eğer tanırsa, dokunduğu oyuncu ebe olur. Tanıyamazsa, oyun aynı ebeyle sürer.

İstop

Top oyunculardan birinin ismi söylenerek havaya atılır, ismi söylenen oyuncu eğer topu yere düşmeden yakalarsa o da başkasının adını söyleyerek topu hava atar. Top yere düşene kadar bu şekilde devam eder. Topu yere düşüren oyuncu topu yakalayana kadar herkes uzaklaşır ve istop diye bağırdığında herkes olduğu yerde durur. Ardından bir renk söyler ve o rengi bulup dokunamayan oyunculardan birini topla vurur.

Oyuncular bir daire oluşturur. Oyunu başlatmak için çocuklardan biri ebe olur. Ebe, oyunculardan birinin adını söyleyerek topu havaya atar. Top yere düşerken, adı söylenen oyuncu topu havada yakalarsa, başka birinin adını söyleyerek topu yeniden havaya atar.

Topu havada tutamayan çocuk, topu yerden eline aldığında “istop” diye bağırır. Kaçışan oyuncular “istop” denildiği anda oldukları yerde durmak zorundadır. Bu durumda ebe, duran oyunculardan birini topla vurmaya çalışır. Vurulan oyuncu 1 puan kaybeder ve ebe olur. Üç kere vurulmuş olana bir ad takılır ve oyun o isimle devam eder.

Yerden Yüksek

Yine oyuncuların arasından bir ebe seçilir. Kalan oyuncular etrafta yerden yüksek yerlere çıkarlar. Sürekli aynı yerde kalamaz, yer değiştirmek durumundadırlar ve yere indiğinde ebelenen yeni ebe olur.

5 Taş

5 adet yuvarlak taşla oynanır. Öncelikle ilk oyuncu seçimi yapılır. Bir tekerleme söylenir ya da taşların tamamı havaya hafifçe atılıp elinin tersiyle üstünde  çok taş tutabilen oyuna ilk başlar. Birler, İkiler, Üçler, Dörtler ve Beşler vardır. Hepsinin kuralları farklıdır.

Misket

Farklı misket oyunları vardır. Şap, Çukur, Tumba, Üçgen (Mors), Karış ve Cımbız.

Uzun Eşek

Çocuklar arasında en popüler oyunlardandı. Oyuncular iki gruba ayrıldıktan sonra hangi grubun yatacağına, hangi grubun atlayacağına karar verilir. Yatacak takım yastığın önüne dizilir. İlk baştaki oyuncu eğilerek kafasını yastığa dayar ve arkasındakiler de bir öncekinin bacaklarından tutarak eğilir. Karşı takım bir bir atlamaya başlar. Atladıktan sonra bacaklarını dolaması ve sürtünmesi yasaktır. Eğer alttakiler çökerse, aynı takım tekrar atlar. Eğer çökmezse, yukarıdaki takım yastığa tek ya da çift sayı gösterir, aşağıdaki takım tahmin etmeye çalışır.

Birdir Bir

Oyuna başlamadan önce bir ebe seçilir. Diğer 9 kişinin, ebeden 20-25 adım ötede duracakları yer belirlenir ve hepsi 3-4 adım aralıklarla dizilir. Ebe eğilip belini kamburlaştırır, atlama yapacak 9 çocuk tekerlemenin kendi numaralarına ait kısmını tam ebenin üzerinden atlarken söyler. Çocuk diğerlerinin üzerinden de atlar, en sona gelindiğinde kendisi de eğilir. Birinci sıradaki, ebenin üzerinden “birdir bir” deyip atlar ve 3-4 adım ileride o da eğilerek sırtını kamburlaştırır. Ardından ikinci sıradaki koşarak ebenin ve diğerinin üzerinden atlar ve en sona geldiğinde o da eğilir.

Devamında sırayla diğerleri de çocukların üzerinden atlar. Bu durum bir çocuğun atlamayı başaramamasına kadar devam eder. Atlayamayıp düşen, ebe seçilir.

Dokuz Taş (Dalya-Kiremit)

Yere tebeşirle çok büyük olmamak kaidesiyle bir halka çizilir. 9 tane yassı taş üst üste konulur. Takımdan bir atıcı seçilir ve topu belli bir mesafeden taşlara doğru yuvarlar. Taşların hepsini dağıtabilirse, kendi takımı kaçmaya başlar. Diğer takım ise elinde topla kaçan takımın elemanlarını kovalar. Kaçan takım, dağıttığı 9 taşı tekrar üst üste dizebilirse, oyunu kazanmış olur.

Yakar Top (Ortada Sıçan)

2 grupla oynanır. Bir grup ikiye bölünür ve aralarında mesafe olacak şekilde karşılıklı durur. Diğer grup ortaya geçer. Ortaya geçilen grup topla vurulmaya çalışılır. İki oyunun tek farkı, Ortada Sıçan oyununda yere değmeyen topu tutan oyuncu, can kazanmış olur.

Aç Kapıyı Bezirgan Başı

Bir zamanların en gözde çocuk oyunları arasında yer alır.

Oyuncular tekerleme aracılığıyla aralarından iki kişiyi seçerler. Bunlar bezirgânbaşı olur ve kendilerine bir isim verirler (kırmızı-yeşil, elma-armut, balık-kelebek vb.) Karşılılkı olarak el ele tutuşarak bir kapı oluştururlar.

Daha sonra diğer oyuncular bir kervan misali ardı ardına sıralanırlar ve bu kapının içinden geçerler. Bu sırada oyunun şarkısı söylenir:

“Aç kapıyı bezirgânbaşı, bezirgânbaşı…
Kapı hakkı ne alırsın, ne
verirsin, arkamdaki yadigâr olsun,
yadigâr olsun. 1 sıçan, 2 sıçan,
3’üncü de kapana kaçan.”

Bezirgânlar kapının içine aldığı oyuncuya sorarlar, “Balık mı, kelebek mi?” Kapının içindeki çocuk hangi bezirgânın adını söylerse onun arkasına geçer ve bu durum kervanın son oyuncusuna kadar devam eder.

Oyunun ikinci aşamasında bir halatı tutarak ya da birbirlerine kenetlenerek çekişmeye başlarlar. İlk hangi grup halatı bırakırsa, o grup oyunu kaybeder.

Yağ Satarım Bal Satarım

Oyuna başlamadan önce çocuklar halka şeklinde yere oturur, aralarından bir kişi ebe olarak seçilir ve eline mendil verilir. Seçilen ebe, çemberin dışından dolaşarak ‘yağ satarım, bal satarım’ tekerlemesini melodisine uygun şekilde söyleyerek çemberin etrafında dolaşmaya başlar. Daha sonra elindeki mendili oturan çocuklardan birinin arkasına bırakır.

Arkasına mendil bırakılan çocuk, bu durumu ebe çemberin etrafındaki turunu tamamlamadan fark ederse mendili alıp ebenin arkasından koşmaya başlar. Kovalayan çocuk elindeki mendille ebenin sırtına vurur ve bu kovalamaca ebe kendi yerine oturana kadar devam eder. Ebe yerine oturduğunda ise ayakta kalan yeni ebe olur ve oyun devam eder. Eğer arkasına mendil bırakılan çocuk durumu fark etmemişse, ebe çember etrafındaki turunu tamamladıktan sonra gelip yerdeki mendili alır, oturan çocuğun sırtına dokunur ve kovalamaya başlar. Kovalanan yerine oturduğunda kovalama sona erer ve ebe değişmez.

Seksek

Çocuklar için dikkat ve denge gerektiren, sokakta oynanabilecek oyunlardan biridir. Tebeşirle yere sekiz adet kare çizilir ve numaralandırılır. Bir numaralı kutudan başlayarak içerisine tebeşir ya da ufak bir taş atılır ve karenin içerisine isabet ettirilmeye çalışılır. Eğer atılan taş karenin dışına çıkmışsa oyuncu hakkını kaybeder ve sıra bir sonraki oyuncuya geçer.

Taş karenin içine isabet ettirilirse, oyuncu o kareyi atlar ve tek ayağının üzerinde sekerek karelerin içerisinden geçer. Dönüşte çizgilere basmadan geri gelip taşı karenin içerisinden alması gerekir. Oyuncu karenin çizgilerine basarsa hakkını kaybeder. Bu oyunda çocukların dengeli ve dikkatli olmaları gerekmektedir. 

Mendil Kapmaca

Ortada mendili tutacak biri seçilir. Sonra çocuklar aldım verdim ben seni yendim oyunuyla iki gruba ayrılırlar. Çizgilerden çıkış yapan çocuklar arasında mendili yakalayan yakalayamayanı mendille ebelemeye çalışır.

Üç Taş/Dokuz Taş

Artık XOX diye bildiğimiz oyunun eski adı, “üç taş” idi. 🙂

Dokuz taş oyunu ise daha karmaşık ve dikkat gerektiren bir oyundur.

Oyuna ilk başlayanı belirlemek için kura atışı yapılır.

Kurayı kazanan oyuncu tahtaya ilk taşı koyarak oyuna başlar. Sonra rakip oyuncu tahtaya bir taş koyar. Her iki oyuncu da elindeki 9 taş bitinceye kadar sırasıyla elindeki 9 taş bitinceye kadar taşları oyun tahtası üzerine koyarlar. Bu sırada oyunculardan herhangi biri yatay ya da dikey olarak taşlarını üç taş (buna cüz, düz vb. kelimelerde kullanılır. biz bundan sonra 3 taş diyeceğiz.) yapmışsa  rakibinin bir taşını tahtadan alır ve oyun dışı bırakır. Rakibin 3 taşı varsa üçlü bozulmaz. Üçlü olmayanlardan birisini alınır. Ancak 3 taş yapılmış olanlardan başka taş yoksa üçlüyü bozarak bir taş alır. Çapraz 3 taş yapılamaz.

Oyuncular ellerindeki 9 taşı da oyun tahtasına bırakmaları gerekmektedir.  Aksi taktirde tahtada hiç bir taşı yerinden oynatamazlar. Yani hamle yapamazlar. En önemli kurallardan birisi de dokunulan taşın oynanması kuralıdır. Oyuncular yaptıkları 3 taşı ileri – geri yaparak tekrar 3 taş yapabilir ve rakibin bir taşını diskalifiye edebilirler

Oyun tahtasında üçtaş kaldı ise o oyuncu taşlarını istediği gibi hareket ettirir. Yani sağına yada soluna gitmek zorunda değildir. tahtada boş olan herhangi bir noktaya taşını taşıyabilir.

Oyunun bitmesi için tahtada bir oyuncunun 2 taşının kalması gerekir. Yani Tahtada 2 taşı kalan oyuncu kaybetmiş olur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bunları da oku

Kızını Okula Her Gün Böyle Gönderiyor

Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde Halit Çalış, ilkokul öğrencisi kızını, başıboş köpeklere karşı 'köpeksavar' adını verdiği arıcı kıyafeti giydirip, okula gönderiyor.  İlçeye bağlı Topraktepe Köyü Çalışlar Mahallesinde...

7500 Yaşında Anadolu Kadını Görenleri Şaşırtıyor! Neredeyse Günümüzden Farksız…

Bilim insanları, Cebelitarık'ta bulunan 7500 yıllık bir kafatasını yeniden modelleme yöntemiyle Neolitik dönem kadınının yüzünü yeniden canlandırdı. Kafatası bulunan kadının Anadolu'dan gelmiş olabileceği belirtiliyor. Bilim...
video

Kadın, Şiddet Gördüğü Erkek Arkadaşının Elinden Nasıl Kurtarıldı?

Yaptığı akıllıca plan sayesinde şiddet gördüğü erkek arkadaşının elinden kurtarıldı Şiddet gören kadın, günlerdir kendisini rehin alan erkek arkadaşından kurtulmak için son bir gayretle beraber...
video

Duygulandıracak: ‘Abi Bana Bunu Alır Mısın?’

Duygularınıza Hakim Olmakta Zorlanacağınız Bir Sosyal Deney... Bu sosyal deneyimizde bir çoğumuzun başına gelebilecek veya gelmiş olan bir konu. Küçük kardeşinin isteklerini karşılayamayan bir abi...

Cem Yılmaz Şoke Oldu! ‘Reynmen Yeğenim Değil!’

Reynmen lakaplı Youtuber Yusuf Aktaş şöhretle tanıştığı ilk günlerde Cem Yılmaz'ın akrabası olduğunu iddia etmişti. Peki, Cem Yılmaz bu iddialarla ilgili ne dedi? Cem Yılmaz...